Zafer Blog
- İletişim
- Ziyaretçi defteri
- admingiriş
- Top liste
- Forum
- HAKKIMIZDA
- Destek OL
- Banner Ağı
- S2 Son silah
- bÖLÜMLER
- OYNAMA TAKTİKLERİ
- S2
- Bıçak Oynama
- Rütbeler
- Karakterler
- Hakkımda
- Metin2
- Wolfteam
- SAVAŞCI EFSUNLARI
- ninja efsunları
- en iyi şaman efsunları
- WOLFTEAM RÜTBELER
- WOLFTEAM KURTLAR
- WOLFTEAM SİLAHLAR
- yİĞİT DEMİR
- GİREMİ SONG
- öZEL VERSİYON
- TOMİYA YASUKA
- Hamadah Bİn Sabbah Özel Versiyon
- Metin2 İtem Satış Yeri
- SATIŞ YERİ
- Yeni sayfanın başlığı
- forum kuralları
- Banner Ağı Nasıl Yapılır?
- Tasarımlar
- Yeni sayfanısfn başlığı
- Osmanlı Devleti
- Osman Gazi
- Orhan Gazi
- I.MURAT
- YILDIRIM BEYAZİD
- II.MURAT
- Fatih sultan mehmet
- ıı.Bayezid
- Yavuz sultan selim
- Kanuni
- SELİM HAN II
- MAHMUT HAN II
- III. MURAT
- III.MEHMET
- I.AHMET
- I.MUSTAFA
- GENÇ OSMAN
- MURAT HAN IV
- İBRAHİM
- IV MEHMET HAN
- II.SÜLEYMAN
- II.AHMED
- II.MUSTAFA
- III.AHMED
- I.MAHMUD
- III.OSMAN
- III.MUSTAFA
- I.ABDULHAMİT
- III.SELİM
- IV.MUSTAFA
- OSMANLI PADİŞAHLARI
- Osmanlı Ordu Teşkilatı
- OSMANLI DEVLET YÖNETİMİ
- OSMANLI DEVLET YÖNETİM
- Divan-ı Hümayün
- osmanlıda sanat
- fetret devri
- istanbulun fethinin nedenler
- cem sultan
- osmanlı devletinin yıkılışı
- OSMANLI KURULUŞU
- 65asrfaw423lp5 ölsdmfzdgsfysdg2141241
- dsarf35hdfhdtuytdujgkgh
- Yeni sayfanın başlığı241241241
- Yeni sayfanın başlığı213
- 2412412412
- Yeni sayfanın başlığı21214
- jsadasd
- Yeni sayfanın başlığı231241
- safgasdgdfgsafa
- Yeni sayfanın başlığı3444
- Yeni sayfanın başlığı NA
- Yeni sayfanın başlığı na na
- Yeni sayfanın başlığı naA
- Yeni sayfanın başlığı nananana
- Yeni sayfanın başlığı2141562351
- Yeni sayfanın başlığıSF325EGSD
- Yeni sayfanın başlığısrf3524ygsdg
- Yeni sayfanın başlığıNASF253
- Yeni sayfanın başlığı214236345
- Yeni sayfanın başlığı24124512523513
- 542315346WEGSYSRT
- Yeni sayfanın başlığıasdas
- Yeni sayfanın başlığıdwq43412
III.AHMED
Ahmet Han III
Biat merasiminden sonra, İstanbul’a gelen Sultan Üçüncü Ahmet, Edirne vakasında isyanı çıkaran elebaşıları büyük bir ustalıkla birbirine düşürerek ortadan kaldırdı. Baltacı Mehmed Paşa'yı sadarete getirdi. Devletin iç işlerini düzeltmek için çalışmalar yaptı. Karlofça Antlaşması yeni imzalandığı için, devlet barış içinde idi. Ancak bu sırada İsveç kralı on ikinci Şarl, Poltova’da Ruslarla yaptığı bir savaşı kaybederek, Osmanlı Devletine sığındı. Kralı takip eden Rus ordusu Osmanlı topraklarına girdi ve tahribatta bulundu. Bu durum üzerine Osmanlı Devleti, Rusya’ya harp ilan etti. Nitekim Sadrazam Baltacı Mehmed Paşanın kumandası altındaki Osmanlı ordusu 9 Nisan 1711’de Rusya seferine çıktı.
Baltacı Mehmet Paşa, Rus Çarını Prut üzerinde Palcı mevkiinde kıstırarak, etrafını çevirdi. Esas niyeti Rus ordusunu umumi bir taarruzla yok etmekti. Fakat yeniçerilerin isteksizliği yüzünden ciddi bir taarruz yapamadı. Rus çarı, sadrazama bir heyet göndererek, her şartı kabul edeceklerini bildirdi. İki taraf arasında antlaşma yapıldı. Rusya, Antlaşmaya göre, Lehistan ve Ukrayna işlerine karışmayacak, elinde tuttuğu Azak kalesini de Türklere bırakacaktı. Baltacı Mehmet Paşa'nın Rus ordusunu çevirmişken imha edememesi ve antlaşma şartlarının tatmin edici olmaması devlet adamlarını sadrazamın aleyhine çevirdi. Bunun üzerine Padişah Edirne’ye dönen Baltacı Mehmed Paşayı, görevden alarak, yerine Damad Ali Paşayı getirdi.
Diğer taraftan Ruslar Antlaşmanın şartlarına uymak istemediler. Buna çok kızan Sultan Üçüncü Ahmet Han, yeni sadrazam Damad Ali Paşa kumandasında bir orduyu Rusya üzerine gönderdi. Kendisi de Edirne’ye kadar ordunun başında gitti. Bu durum karşısında Ruslar antlaşma şartlarına uymak mecburiyetinde kaldılar.
Venediklilerin 1714’te Karadağlıları isyana teşvik etmesi üzerine Sultan Üçüncü Ahmet Han, Mora üzerine bir sefer açtı. Ali Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu, Karlofça antlaşmasıyla Venediklilere verilen bütün kaleleri geri aldı. Ancak, Alman İmparatorluğu, Karlofça Antlaşmasına kefil olduklarını, yani Venedik’ten alınan yerler iade edilmedikçe barışı tanımayacağını bildirdi. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Alman-Avustarya İmparatorluğuna harp ilan etti. İki ordu arasında Petervaradin’de yapılan savaşta Damad Ali Paşa şehid düşünce, ordunun maneviyatı bozuldu ve bozgun başladı. Bu durumdan faydalanan Avusturya ordusu kumandanı önce Tameşvar’ı daha sonra da Belgrad’ı zaptetti. Petervaradin mağlubiyeti üzerine Avusturya ile 1718’de Pasarofça Antlaşması imzalandı. Antlaşmaya göre Belgrad ve Semendire Avusturya’da kalmak üzere Sava Nehri sınır kabul edildi.
Pasarofça Antlaşmasından sonra Damat İbrahim Paşanın sadarete getirilmesi ile Osmanlı Devletinde 1730 yılına kadar süren yeni bir devir başladı. “Lale Devri” adı verilen bu dönemde, Sultan Ahmet Han ülke içinde huzuru sağlamak, orduyu kuvvetlendirmek, devleti maddi ve manevi en yüksek seviyeye çıkarmak için çalıştı. İstanbul’da ilk matbaa kuruldu. Yalova’da kağıt, İstanbul’da Tekfur Sarayında bir çini fabrikası açıldı. İstanbul’a davet edilen ve uzun seneler İstanbul’da kalarak orada vefat eden Comte de Bonneval (Humbaracı Ahmet Paşa), humbaracı ocağını ıslah etti. İstanbul’un su ihtiyacını temin için bir de bend yaptırıp derya-yı sim adını verdi (Bkz. Lale Devri).
Osmanlı Devletinde sulh ve huzur devam ederken, İran-Safevi Devleti son günlerini yaşıyordu. İran’a bağlı olan Dağıstan 1722’de Türk himayesine girmek istedi ve bu isteği kabul edildi. Kafkasya’yı tehdit eden Rusya’ya mani olmak isteyen Sultan Ahmet Han, hudut valilerine ferman göndererek hazırlıklı olmalarını istedi. Bu sırada İran cephesindeki ordu, 1723 yılında harekete geçerek Gürcistan, Güney Azerbaycan, Luristan, Erdelan, Kirmanşah ve Hemedan’ı ele geçirdi. 1725’de Osmanlı askeri Tebriz’e girdi. Gence, Revan ve Nahcivan alındı. 1727’de İran Şahı imzalanan bir antlaşma ile Osmanlı Devletinin bütün fetihlerini tanıdı.
1730 senesinde Nadir Şah İran hakimiyetini ele geçirerek, İran birliğini tekrar kurdu. Osmanlı Devletinin elinde bulunan önemli bazı eyaletleri geri aldı. Bu durum Damat İbrahim Paşanın düşmanlarını harekete geçirdi. Bazı devlet adamları, Padişah ve Damat İbrahim Paşanın İran üzerine sefere çıkmak üzere Üsküdar’a geçtikleri sırada yeniçerileri ayaklandırarak büyük bir isyan başlattılar. Asiler, Padişahtan ileri gelen devlet adamlarının bazısının idamını istediler. Listenin başında Damat İbrahim Paşa da vardı. Sultan Üçüncü Ahmet Han, en sonunda sadrazam İbrahim Paşa’nın idamına razı oldu. Zorbaların isteklerinin sonu gelmeyeceğini, kendisinin de tahttan ayrılmasını isteyeceklerini bildiği için, 2 Ekim 1730’da tahttan çekilerek, kendi eliyle yeğeni Şehzade Mahmud’u Osmanlı tahtına geçirdi. Kendisi köşesine çekildi.
Yirmi yedi sene hükümdarlık yapan Sultan Ahmet Han, saltanattan çekildikten sonra, ilim ve ibadetle meşgul oldu. Altmış üç yaşında iken 1 Temmuz 1736’da vefat etti. Yeni Cami'de, Turhan Valide Sultan Türbesine defnedildi.
Sultan Üçüncü Ahmet Han, ülkenin imarı için çok çalıştı. Aynı zamanda ilme ve ilim adamlarına çok değer verir ve onları korurdu. Sarayda dağınık yerlerde bulunan kıymetli kitapları bir araya toplayarak beyaz mermer havuzlu bahçede bir kütüphane inşa ettirdi. Annesi için Üsküdar’da Yeni Valide Sultan Camii ve bunun yanında bir sebil, çeşme, sıbyan mektebiyle bir imaret yaptırdı. Galata Kulesini tamir ettirdi. Topkapı Sarayının Bab-ı hümayun kapısı önünde yaptırdığı çeşme, Osmanlı mimarisinin şahane bir eseridir. Kağıthane, Çağlayan Kasrı önünde, Hasköy’de, Aynalı Kavak Kasrı civarında, Üsküdar’da, Üsküdar İskele Camii meydanında klasik tarzda dört cepheli olmak üzere pek çok çeşme inşa ettirdi. 1715’de Galatasaray haricinde bir cami, 1716’da Bebek Camii ile etrafındaki külliyeyi yaptırdı.
Derin bir sanat zevkine sahip olup, şair ve hattattı. Kur’an-ı kerimler yazdı. Yaptırdığı Sultan Ahmet Çeşmesi'ne kendi şiirini bizzat yazdı. Ayrıca Ayasofya Camii'ne asılmış güzel levhaları vardır.
Encuentranos: